ANTALYA'da bu yıl 63'üncü kez gerçekleştirilen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması jürisinde yer alan oyuncu Fadik Sevin Atasoy, farklı ülkelerin sinemacılarının ortak bir jüri masası etrafında buluşmasının önemini vurgulayarak, "Jürimizde Filistinli, Ukraynalı ve Yunan meslektaşlarım var.
Özellikle şu anda savaş yaşayan bölgelerden temsilcilerin bir arada, aynı masada oturup sinema konuşması bence dünyaya çok büyük bir mesaj. Biz bir araya gelebiliyorsak herkes bir araya gelebilir" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin en uzun süredir devam eden film festivali Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, 63'üncü yılında 'Daima' teması altında sinemaseverleri ağırladı.
Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması'nda 13 filmin yer aldığı festivalde, Yunan görüntü yönetmeni Andreas Sinanos'un başkanlık ettiği yarışma jürisinde Nejat İşler, Fadik Sevin Atasoy, Filistinli Yasmine Al Massri ve Ukraynalı Maryna Er Gorbach görev aldı. Festivalin sinema dünyasındaki yerini ve Antalya izleyicisinin gösterdiği ilgiyi, jüri üyesi Fadik Sevin Atasoy, Demirören Haber Ajansı'na verdiği demeçte değerlendirdi.
Geçmiş yıllarda 'En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü'ne layık görülen ve jüri üyeliği görevinde de bulunan Atasoy, Altın Portakal'ın 63 yıldır sürdürülmesinden gurur duyduğunu dile getirdi.
'JÜRİYE DE SEVGİLERİNİ GÖSTERİYORLAR'
Antalya'daki izleyicilerin festivale büyük ilgi gösterdiğini söyleyen Atasoy, "63'üncü yılında burada olmak, bu festivalin devam ediyor olduğunu görmek, hem ulusal hem uluslararası filmlerin Antalyalı seyirciyle buluşuyor olması, sektörün hala güçlü bir şekilde devam ediyor olması çok gurur verici. Bu sene çok beğendiğim, takdir ettiğim, üstadımız Andreas Sinanos'un başkanlığında uluslararası jüride olmaktan büyük bir gurur duyuyorum.
Kortejde de gördük, büyük bir ilgi var. Salonlar dolu, seyirciler çok ilgili. Daha önce de iki defa jüri içerisinde yer aldım.
İlk defa jüri olarak salona girdiğimde alkışlandığımı gördüm. Normalde oyuncu olarak alkışlanıyoruz. Burada jüriyi bile sevgiyle karşılıyorlar.
Karar vereceğimiz için ilgilerini, sevgilerini bizden de eksik etmediler. Çok hoş bir şey" sözleriyle düşüncelerini aktardı.
'DÜNYAYA VERİLEN ÇOK BÜYÜK BİR MESAJ'
Uluslararası festival programındaki, savaş ve işgal koşullarına rağmen üretmeye devam eden sinemacıları odağına alan 'Kökler, Işık ve Kamera!' adlı özel bölüme ilişkin görüşlerini paylaşan Atasoy, çeşitli ülkelerden jüri üyelerinin buluşmasının da anlam taşıdığına dikkat çekti. Atasoy, bu konudaki değerlendirmesinde, "Çok güzel düşünülmüş bir bölüm.
Bizim bu seneki jürimizde bir Filistinli meslektaşım, bir Ukraynalı meslektaşım, bir de Yunan meslektaşım var. Bizim bu 5 kişilik jürinin farklı ülkelerden ve özellikle de şu anda savaş yaşayan bölgelerden olan temsilcilerinin bir arada, aynı masada oturup sinema konuşması bence dünyaya çok büyük bir mesaj. Biz bir araya gelebiliyorsak herkes bir araya gelebilir" diye konuştu.
Atasoy, festival için bu yıl belirlenen 'Daima' temasına da atıfta bulunarak, "Bu filmin sonu daima iyi bitecek" sözlerini dile getirdi.



